Kuran okuyup bocalayan çok gördük. Biz de öyle bocaladık

Kuran okuyup bocalayan çok gördük. Biz de öyle bocaladık bir zamanlar. Tüm tepeleri aşmadık ama geçtiğimiz tepeler oldu.

İnsanlar yalnız: “İman ettik” demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı sandılar?
(Ankebut 2)

Bu ayeti kerime elbette Kur’anı okuyanlar için de geçerlidir. Kur’anı Kerim okuyan birisi bu tepeleri geçmelidir. Kiminin nefsine ağır gelir bir tepeyi aşamaz, kimi nefsinin hoşuna gitmez başka tepede bocalar, kimi şimdiki düşünce sistemine uymaz sandığı bir tepede şaşırır, kimi bilim ile çelişir diye bir tepede kala kalır.

İşte tüm tüm bu tepeler Kur’anı Kerim okurken karşılacağın sınavlardır.

Kur’anı Kerim’i herkes okur ama O kendini Müslümanlara (teslim olanlara) açar ve kendini açıklar. Böyle tepelerde Allah’a sığın. “Rabbim ilmimi arttır de” (Taha 114) ve Allah’ın ipine sarılın da ayrılmayın (Kuran’dan) (Ali Imran 103)

Kuran ile yakınlık Kuran bir gönül arınır, temizlenir. Misafir O Gönüle her an gelebilir artık. Belli tepelerdeki bocalamalar seni Kuran’dan uzaklaştırır. Uzaklık sınavdır. Aldanma. Allah’ın kelamından uzaklaşma. Böyle zamanlarda Kelamın sahibi olan Cenabı Hakk’tan başkası derdine derman olamaz. Medet Ya Allah de sen. Kuran’dan uzaklaşan Hakk Teala’dan, Hz. Peygamber (sav) ve Ehli Beyt inden uzaklaşmıştır.

Sana son olarak deriz ki Kuran sana açıldıkça sen yine seni öğrenmiş olursun. Kuran İnsan’da, insan Kuran’da bu demektir. Kur’ana yakınlaşan kendi özüne yakınlaşmış, ondan uzaklaşan kendi özünden uzaklaşmıştır. Kur’anı bildikçe kendini bilir, “kendini bilirsen Rabbini bilirsin” (sav)
Vesselam

Ceyhun
14 08 23