Unutulmayanlar: Süleyman Kırmızıtaş (Yazar Alişan Kaya)

Bir gün çarşıdan yürüyerek eve gidiyoruz. Devlet Hastanesinin oradan geçerken acayip bir şekilde kar yağmaya başladı. Ama nasıl yağıyor bir bilseniz. İkimizde de şemsiye yok.
“Ne yapalım amca, bir yere sığınalım mı?” dedim. “Gerek yok” dedi. Kar, şiddetini gittikçe arttırdı. Amcam yerinde durdu ellerini havaya kaldırıp yukarı baktı.
“Hên ke lerze kena, saê ke hata nıka qe nêvora. Asme ra çhı voro ke hard qeul nêkerdo” dedi.
(Öyle acele ediyor ki sanki şimdiye kadar hiç yağmamış. Gökten ne yağmış da yer kabul etmemiş” dedi. Zone ma (Kırmancki) konuşurken saatlerce dinlesen bıkmazdın. Çok zengin bir kelime hafızası vardı. Bir araba almıştım. Taksi durağında çalışıyordum. Daha borcumu ödemeden kuzenim arabamı duraktan çıkarıp kaza yaptı. Hurda haliyle kapının önünde duruyordu. Süleyman amcam beni yanına çağırdı. “Arabanın ne kadar masrafı var” dedi, “En az 200 bin” dedim.
“Ben sana o parayı vereyim arabanı getir tamir ettir. Kapının önünde cenaze gibi durmasın, annen ve kardeşlerin baktıkça üzülmesinler, yazıktırlar” dedi. Düşüncesine ve merhametine hayrandım.
Nur içinde uyu, seni unutmayacağız.

Yazar: Alişan Kaya

Referans: https://www.facebook.com/alisan.kaya.92/posts/pfbid0Jk2jSPjr9ADzUH74fLxpdxMnzTGDiTvkwCf5jmkTWvme28VUBQ5aXJAKqcxNaTqLl

Süleyman Kırmızıtaş (Ruhuna Fatiha)