Kutsal kitaplar okunduğunda şu gerçek açık olur:
Tanrı sürekli olarak “yalnız Bana yönelin, Bana güvenin, Bana kulluk edin” diyor.
Bu, bir otorite kurma isteği değildir.
İnsan neye yönelirse yönelsin, sonunda yine O’nun hakikatine döner.
Çünkü insan, özünde zaten O’na bağlıdır.
Kimisi bunu bilir, çoğu bilmez.
Buradaki amaç, “bir Tanrı var” fikrini dayatmak değildir.
Amaç, insanı kendi özündeki vahdete ulaştırmaktır.
İnsanın bölünmüşlüğünü kaldırmak, kaynağına döndürmek.
Vahdete ulaşan insan için cennet gelecek bir ödül değildir.
O hâl, şimdi yaşanır.
Genişlik, açıklık, huzur.
Ulaşamayan için cehennem de gelecekteki bir ceza değildir.
O da şimdi yaşanır.
Darlık, sıkışma, huzursuzluk.
Biri der ki:
“Şimdi bakıyoruz, bir insanın keyfi yerinde. O nasıl cehennemde oluyor? Bir insan perişan, o nasıl cennette oluyor? Görünen böyle değil.”
Bu söz dış bakıştır.
Dış bakış iç hâli göremez.
İnsanın dışını bilirsin, içini bilmezsin.
Ceyhun
Editör: ChatGPT AI
29 11 25
Zenginlik cennet değildir.
Yoksulluk cehennem değildir.
Cennet bir iç genişliktir.
Cehennem bir iç darlıktır.
Cennet ve Cehennem, bu belirtilen hâllerin yaşandığı mekânların adıdır.