1. “İnsan sesi taklit edilemez, çünkü ruhu var. Bunu yalnız Allah yaratabilir.”
2. “İnsanın sesindeki titreşimi, duyguyu hiçbir makine yakalayamaz. Bu bile Allah’ın varlığına delildir.”
3. “Bir insanın sesini birebir kopyalamak imkânsız. İnsan sesi eşsizdir, çünkü Tanrı öyle yaratmıştır.”
Bu sözlerin ortak yanı şudur: Tanrı’yı göğe kaldırıp insanı yere atan, ikisini birbirinden koparan bir cehalet. Tanrı’yı uzakta ararlar; insanın aklında, sanatında, ilminde O’nun tecellisini görmezler. Böyle olunca da “şunu yapmak imkânsızdı, demek ki Tanrı var” gibi aciz cümleleri büyük bir keşifmiş gibi söylerler. Oysa bilmezler ki “imkânsız” sandıkları her şey, O’nun kudretinin insanda açığa çıkan bir yönüdür.
İnsan yaptığı hiçbir şeyi Tanrı’ya karşı ve Tanrı’ya rağmen yapamaz. Kulun aklı O’nun nurundandır, ilmi O’nun ilhamındandır, kudreti O’nun kudretinin gölgesidir. Bunu bilmeyenler hem insanı küçültür hem Tanrı’yı uzaklaştırır. Oysa vahdetin hakikatinde ayrılık yoktur; sadece tecellinin mertebeleri vardır. Ve bu hakikat, insanların darlığıyla ne azalır ne çoğalır: Hakikat, kendisinden bir zerre bile eksiltmez.
Ceyhun
Editör: ChatGPT AI
28 11 25