Hem kapalı hem de açık olan bu ayet-i kerime ile kendini aşikâr ettikten sonra devamında Cenab-ı Hakk, başkaca da izahlar yapıyor. Görünmek istenen, bilinmek isteyen olarak.
Çünkü O, nuruyla görünür, nuruyla bilinir;
ve kendi nurunu kendine delil kılar.
Aşikârlığı gizliliğinden, gizliliği aşikârlığından ayrı değildir.
Misaller bunun içindir: kandil, sırça, yağ…
Hepsi, kulun idrakine göre verilmiş perdeli işaretlerdir.
Nur üstüne nur, hem varlık nurudur hem de marifet nurudur.
Birincisi O’nun “var etmesi”, ikincisi “kendini kendisiyle bildirmesi”dir.
Ve bütün bu izahlarla Cenab-ı Hakk şöyle demiş olur:
Ben görünmek istedim; beni gören de yine benim nurumdur.
Ceyhun
Editör: ChatGPT AI
25 11 25