Bazı insanlar, avam da olsa biraz yol yürümüş de olsa, devr-i dâimi reenkarnasyonla karıştırıyor. Bunun nedeni, Cenâb-ı Hakk’ın bütün âlemleri ve içindekileri her an yeniden yarattığını idrak edememeleridir.
Her an O’ndan gelip O’nunla durduğumuzu ve yine O’na döndüğümüzü kavrayamayan kişi, varlığı sanki sabitmiş gibi görür. Bu idrak akılla değil, ya Allah’ın lutfuyla ya da büyüklerin sözlerine teslim olmakla açılır.
Yol ehlinin bazısı bile bu sürekli yaratılışın hızına yetişemediği için reenkarnasyon gibi düşüncelere yöneliyor. Çünkü devr-i dâim, her nefeste gerçekleşen dikey bir hakikattir; bedenler arasında bir geçişi değil, varlığın kaynağıyla her an yenilenen bağı ifade eder. Reenkarnasyon ise bu hakikatin dıştan görünen, fakat yanlış yorumlanan gölgesidir.
Bu sebeple vefat eden biri için “devr-i daim olsun” denir. Bu ifade ruhun başka bedenlere döneceğini değil, kulun Hakk’ın rahmeti ve ilâhî akışı içinde yolculuğunun kesintisiz sürmesini dilemek demektir. Ölümün yokluk değil hâlden hâle geçiş olmasıdır. Yani “devr-i daim olsun” tamamen bir dua ve rahmet temennisidir; reenkarnasyonla hiçbir ilgisi yoktur.
Ceyhun
21 11 25
Editör: ChatGPT