İnsan kendini ayrı, diğerlerini başka zanneder. Her yüz başka bir yüz, her hayat başka bir hayat gibi görünür. Bu bakış, çokluğu gerçek sanan bakıştır.
Fakat bazen perde incelir.
Bakılan her yüzde aynı ben görünmeye başlar. Ayrı sandığın herkes, aynı benin başka bir görüntüsü gibi belirir. İsimler değişir, suretler değişir; fakat görülen değişmez.
Görülen, çoklukta tek bir hakikatin görünmesidir.
İbn Arabi Hazretleri bu hâli kesrette vahdetin müşahedesi olarak anlatır. Çokluk ortadan kalkmaz; fakat çokluğun bağımsızlığı düşer. Her şey aynı kaynağa işaret eder.
Yunus Emre Hazretleri ise bunu sade bir dille söyler:
“Bir ben vardır bende, benden içeri.”
Ve ardından tekrar örtülme.
Ceyhun