Yükün Hakikati

Kırtasiyelerde satılan sahte paralar vardır. Çeşit çeşit; Türk Lirası, Amerikan Doları, Euro. Hepsi şekil olarak gerçeğine benzer ama hakikatte hiçbir değeri yoktur. Birine 20 kilo böyle para verip “al bunu sırtına, bununla yaşa” deseler, o yükle yürümek akıl kârı değildir. Değersiz olduğunu bilen onu taşımak istemez; bırakır, hafifler ve yoluna devam eder. Ama değerli zanneden, o yükü sırtında taşır ve kendini zengin sanır.

İşte İbrahim Ethem Hazretleri ve nice ehlullah, parayı, pulu, saltanatı bu yüzden terk etmiştir. Terk ettikleri şey aslında değerli olan değil; değersiz olduğu sonradan idrak edilen bir yüktür. Gördükten sonra dönüp bakmamışlardır.

Cenâb-ı Peygamber (sav) bir gün namazdan sonra hızlıca evine gidip geri dönmüştür. Ashab sormuştur. “Ya Resulullah, neden böyle acele ettiniz?” Cenâb-ı Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Evde bir miktar altın bulunduğunu hatırladım. Onu dağıtmak için gittim.”
Sahte olanı sırtında taşımak yük; onu bırakmak ise hafifliktir. Akıl sahibi olan, yükü taşımayı değil, değersiz olanı terk etmeyi bilir.

Ceyhun