İyilik ve Kötülük Meselesi Üzerine: Varlığın Sırrı ve Ölümün Hakikati

Kendi varlığından kulunu varlık sahnesine getiren Allah’ın şanı çok yücedir. Bu öyle bir yüceliktir ki O’na en yakın olarak yarattığı melekler bile ulaşamaz, sürekli O’nu ararlar.

Ölümü soruyorsun. Ölüm bir yok oluş değildir. Cenab-ı Hakk var ettiğini yokluğa terk etmez. Varlık yalnız O’na aittir. Kulda görünen varlık da O’nun tecellîsidir.

İyilik ve kötülük meselesine gelince: Hakiki varlıkta kötülük yoktur. Kötülük müstakil bir şey değildir. O ancak eksikliktir, perdedir, mahrumiyettir. Yani bir bakıma yokluktur. Yokluk ise hakikat değildir. Hakk’ın varlığı ile kaim olan yerde mutlak kötülük bulunmaz. Bizim kötülük dediğimiz şey, sınırlı aklın ve kayıtlı bakışın gördüğü noksanlıktır.

Dünyaya gelmiş geçmiş en zalim insanlara bakın. Onlarda gördüğünüz kötülük bile varlığın kendisi değildir; kemalin örtülmesi, hayrın eksilmesi, nurun perdelenmesidir. Cehennem dahi başıboş bir kötülük değil, hikmet ve adalet yeridir. Allah musrif değildir. En zalimi de bir toz zerresini de abes yaratmış değildir. Hepsi bir hikmet üzeredir.

Varlık O’nunladır, dönüş de O’nadır.

Ceyhun