Devrin Tekamulu ve Cuma’nın Sırrı

Her şey devir ederek tekamul eder.

Zira varlık (mevcudat) , bir akıştır. Hakk’tan zuhur eder, Hakk’ta görünür ve yine O’na döner. Bu dönüş, bir son değil, bir devirdir. Çünkü Hakk, her an yeni bir şendedir. Her an bir yaratılış, bir tecelli içindedir. Bu yüzden alemin varlığı sabit değil, daimi bir devir halidir.

Her varlık, kendi aynındaki isim tecellisini yaşar; o tecelli tamamlanınca tekrar aslına döner. Böylece varlık, yoklukla, yokluk varlıkla devreder. İşte tekamul bu dairede gerçekleşir.

İnsanın ömrü, bu günlerin kendi içindeki seyridir. Ve her ruh, kendi devrini tamamladığında hakiki Cuma’sına ulaşır, yani “cem” noktasına.

Cuma akşamı ise devir dairesinin tam kemal noktasıdır. O an, alemler birbirine yaklaşır. zuhur perdeleri incelir. Batında o vakit, bir ayrılış değil, aslına rücu vardır.

Zirveden dönüşte, yani Cuma gününde, müminler birbirlerini tebrik ederler.

Zira Hakk, o devirde tecellisini tamamlamış, bir yeni devre kapı aralamıştır. Her Cuma, bir bitiş değil, yeni bir doğuştur.

İşte “O’ndan ve yine O’na” hakikati budur.

Her nefes bir devir, her devir bir tekamüldür. Ve her tekamül, bir Cuma’ya varır. Hakiki Cem’e, vuslata, O’na.

Ceyhun
23 10 25