Bir demde gelmiş yel gibi eser Duramam bu cihanda hep gezer
Bir demde gelmiş yel gibi eser Duramam bu cihanda hep gezer Gördüğüm cümle Şah-ı eser Cümlesi de O Şahın adını söyler Ceyhun 07 10 22
Kaleme ve yazdıklarına andolsun
Bir demde gelmiş yel gibi eser Duramam bu cihanda hep gezer Gördüğüm cümle Şah-ı eser Cümlesi de O Şahın adını söyler Ceyhun 07 10 22
Hakk bir Ayna diledi ve Ol dedi Onda kendine bakmayı murad etti Bir çamuru aldı ona öğretti Kamil etti Gayrısını önünde secde ettirdi Ceyhun 06 10 22
Cenab-ı Hakk, kainatı elbette yoktan var etti, var olmayandan var etmedi. Görür isen Varlık ve Yokluk dediğin bir birilerinin içinde Her şey yine her bir şeyin içinde Gerisin bulmak da senin elinde Ceyhun 06 10 22
Ey erenler erler nasıl ersiniz Söyleyin sizinle davamız vardır Bacılara niçin nakıs dersiniz Bizim de Hazret-i Havva’mız vardır Bizi de halk eden Sultan değil mi Arslanın dişisi arslan değil mi Söyleyin makbul-i Rahman değil mi Ümm-i Gülsüm, Zeyneb, Leyla’mız vardır Lütfiya fakire kemter bacıdır Muhammed Ali’ye kuldur nacidir Cümle erenlerin başı tacıdır İşte Fatıma-tüz-Zehra’mız vardır … Devamını oku
Marifet, Hakk’ın isimlerini bilmek, onları da O’nda bir bilmek. Kesretin içindeki Bir’liği görmek. Bir olanı görüp, gördüğüne de şehadet etmek. Ceyhun 04 10 22
Her gün Sabaha Bir gün Gerçeğe uyanırsın Ceyhun 04 10 22
Neden böyle şeyler söylersin demiş Bir daha düşün Hata edersin diye de eklemiş Hayret! Bunları uyurken nasıl da diyebilmiş Ceyhun 04 10 22
Biri kömür kalır yakmalık Öteki elmas olur taşımalık Biri ateşe uygundur Öteki Sevgili’de güzel durur Ceyhun 04 10 22