Yana Yana Döne Döne

“Batınca dedi ki: Ben batanları sevmem.” (Enam 76) Her an olan ile kozmik ölçekte olan aynıdır. Atom altında, kuantumda olan; bu dünyada, diğer gezegenlerde, yıldızlarda, galaksilerde ve hatta diğer âlemlerde olandır. Dünya yana döne, nihayet geldiği Güneş’e varır. Güneş yana döne, galaksisine kavuşur. Galaksi yana döne, aslına yönelir. Her şey nihayet aslına. Yana döne. Kendine … Devamını oku

Vazoyu Kim Kırabilir?

“Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar onu yüklenmekten çekindiler, ondan korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir.” (Ahzâb 72) Mesela bir vazo emanet olarak bırakıldığında onu yere atıp kıramazsın. Lakin sahibi isterse onu yere atıp kırabilir. Emanet tasarrufu iptal etmez; yetkiyi sınırlar. Emanetçi kullanır, taşır, korur; fakat bozmaz, kırmaz, … Devamını oku

A‘yân-ı Sâbite ve Halk-ı Cedîd

“Aranızda ölümü takdir eden Biziz; sizi benzerlerinizle değiştirmemize ve bilmediğiniz bir âlemde yeniden var etmemize engel olacak değilsiniz.” (Vâkıa 61–62) Bu ayet, varlığın her an yenilenmesine işaret eder. Her an yaratılır, her an öldürülür; ardından aynısı değil, benzeri yeniden yaratılır. Suretler sürüyor gibi görünür; fakat hiçbir an, bir öncekinin tekrarı değildir. Ölüm bir kopuş değil; … Devamını oku

Mukaddeslik Teveccühtedir

Kuran Kerim’in Arapça lafzı mukaddestir; bu mukaddeslik Arapça olmasından gelmez, vahyin Hz. Peygamber (sav) ve Ehl-i Beyt’in mübarek dillerinden o lafza iltifat etmiş olmasındandır. Dil kutsal değildir; hakikat o dile teveccüh ettiği için dil mukaddes olur. Mekân da böyledir; Düzgün Baba Dağı dağ olduğu için mukaddes değildir, Düzgün Baba Hazretleri o dağa teveccüh ettiği için … Devamını oku

Aşk Bezirgânı – Yunus Emre (ks)

Bu yazıda Yunus Emre Hazretleri’nin “Aşk bezirgânı” ilahisi hakkında biraz konuşalım. Aşk burada bir duygu olarak değil, bir bedel olarak dile getirilir. Bu bedel “benim” denilen canı vermek değildir; can üzerindeki sahiplik iddiasının düşmesidir. Çünkü can zaten kişiye ait değildir. Bu yolda ağırlık dünyalıktır. Mal, makam, itibar ve benlik duygusu yük olur. Hz. İsa (as) … Devamını oku

Gel Etme Duvara Karşı Secde

Nihai maksat elbette duvara karşı secde etmek değildir; fakat o olmadan da olmaz. Büyükler “gel, duvara secde etme” derken secdeyi terk etmeyi söylemezler. Secdenin manasını gaye edin derler. Secde bilindiği gibi yapılır; fakat surette durulmaz, orada kalınmaz; mana talep edilir, uğruna gayret edilir; mana, kulun çabasıyla Cenab-ı Hakk’ın lütfunu celb etmesi ile kuluna ulaşır. Kula … Devamını oku

Ayan-ı Sâbite Hakkında

Bir film düşün. Film başlamadan önce, başı ve sonu diskte kayıtlıdır. Henüz izlenmemiştir ama nasıl akacağı bellidir. Şeylerin hakikatleri diskte vardır; fakat henüz varlık kazanmamıştır. Film oynadıkça yeni bir şey yazılmaz. Kayıtlı olan, zaman içinde görünür olur. Bu, hakikatin kendisi değil; yalnızca onu işaret eden bir benzetmedir. Cebir, zorlama yoktur. Şeylerin hakikatleri ne iseler, onlar … Devamını oku

Terazinin Dengesi: Emanet

“Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk; onu insan yüklendi.” (Ahzab 72) Emanet, insanın dışında kalan yaratılmış her şeydir; insanın kendisi de bu emanetin içindedir. Bu bakışta insan, âleme sahip olmaz; âlemle emanet nisbeti kurar. Fail gibi görünür ama malik değildir. Başkasını kendine önceleyebilir; çünkü bu idrak onda zahir olmayabilir. Fakat insan kendini hiçe saymaz; … Devamını oku