Sofra Adabı
Bir misafirliğe gittiğinizde sofraya oturur, ev sahibine teşekkür edersiniz. Yıllardır Cenab-ı Hakk’ın sofrasında yiyip içiyorsunuz; ama bir teşekkürü çok görüyorsunuz. Size yakışmayan bu hâli bırakın. Teşekkür edin. Ceyhun 26 12 25
Kaleme ve yazdıklarına andolsun
Bir misafirliğe gittiğinizde sofraya oturur, ev sahibine teşekkür edersiniz. Yıllardır Cenab-ı Hakk’ın sofrasında yiyip içiyorsunuz; ama bir teşekkürü çok görüyorsunuz. Size yakışmayan bu hâli bırakın. Teşekkür edin. Ceyhun 26 12 25
“Sonra duman hâlinde olan göğe yöneldi; ona ve yere: ‘İsteyerek ya da istemeyerek gelin’ dedi. Onlar da: ‘İsteyerek geldik’ dediler.” (Fussilet 11) Bak taş toprak dediğin dahi isteyerek geldik diyor ama cahiller O’ndan yüz çevirmişler. Her işin sonu O’na döndüğü gibi sen de bir gün O’na döneceksin. Gel, dönenlerden ol. Nihayetinde döndürülenlerden, yani geç kalanlardan … Devamını oku
İnsanlar bey olma, paşa olma, zengin olma derdindeyken; istisnai güzel insanlar vardır ki onlardan biri Kaygusuz Abdal’dır. O, beylikten, paşalıktan ve zenginlikten istifa etmiş; aslı olan fakr’a irtica etmiştir. “Bir kaz aldım ben kadıdan Boynu da uzun borudan Kırk abdal kanın kurudan Kırk gün oldu kaynadırım kaynamaz” (Kaygusuz Abdal (ks)) Ceyhun 26 12 25
Allah kıskançtır. Sevdiği kulunu kendinden başkasına yar etmez. Pir Sultan Abdal’ın “Varıp yad ellere gönül verirsen, kış ola bağlana yolların” sözü de aynı hakikatin kul dilinden ifadesidir. Yad el, başka insan değildir. Yad el, kalbin Dost’tan gayrısına yön değiştirmesidir. Nitekim Resul-i Ekrem (sav) buyurur: “Kalpler Rahmân’ın iki parmağı arasındadır; dilediği gibi çevirir.” Ceyhun 24 12 … Devamını oku
Bir zaman atom “en küçük yapı” sanıldı. Sonra atom bölündü, çekirdeğe inildi. Çekirdek de dağıldı; kuarklar konuşulmaya başlandı. Bugün kuantum fiziği, parçanın kendisinin bile sabit olmadığını söylüyor. Modern fiziğe göre parça, kendi başına duran bir varlık değildir. Ancak ilişki içinde, ölçüldüğünde belirir. Bu yüzden evren, sabit nesnelerden oluşan bir yapı değildir. İbn Arabî Hazretleri (ks): … Devamını oku
Âlemler — içinde olduğumuz kâinat da dâhil — tek bir ilâhî iradenin, her an yenilenen emirlerle tecellî sahnesinde görünmesinden ibarettir. Bilinen hâliyle, bizim Samanyolu gibi iki trilyon galaksi var; her birinde de Güneşimiz gibi ortalama iki yüz milyar yıldız. Bu kâinattan da nice büyük âlemler; hepsinin de üstünde Arş var. Gel gör ki insanı muhatap … Devamını oku
Benlik iddiası fazla olanda da Cenab-ı Hakk tecellî etseydi, kişide tecellîyi taşıyabilecek kulluk olmadığı için kişi dağlar gibi dağılırdı. Bu nedenle tecellî, kulluk idrakinde olan ve nefsini inceltenlere yönelir. Bu da aslında yine Allah’ın bu iki türlü kuluna rahmetindendir. Çünkü tecellî etmek rahmet olduğu gibi, taşıyamayana tecellî etmemek de rahmettir. Ceyhun 21 12 25
Modern Fizik son dönemlerde, özellikle kara delikleri anlatırken, meseleyi madde veya ışık üzerinden değil, bilgi üzerinden ele almaya başladı. Önceleri “ışığa ne olur?” ya da “kara deliğe giren şeye ne olur?” diye sorulurken, bugün “kara deliğe giren bilgiye ne olur?” şeklinde soruluyor. Bu yaklaşımda kara delik, evrende bilginin korunumu ilkesinin en uç noktada sınandığı yer … Devamını oku