Bir film düşün.
Film başlamadan önce, başı ve sonu diskte kayıtlıdır.
Henüz izlenmemiştir ama nasıl akacağı bellidir.
Şeylerin hakikatleri diskte vardır; fakat henüz varlık kazanmamıştır.
Film oynadıkça yeni bir şey yazılmaz.
Kayıtlı olan, zaman içinde görünür olur.
Bu, hakikatin kendisi değil; yalnızca onu işaret eden bir benzetmedir.
Cebir, zorlama yoktur.
Şeylerin hakikatleri ne iseler, onlar açılır.
Ayan-ı sâbite, şeylerin Cenab-ı Hakk’ın ilmindeki değişmeyen hakikatidir.
Ceyhun