Nuh (as): Bir Peygamberin Duası ve Bir Babanın Acısı

Nuh (as), kavmine gece gündüz, gizli açık, yıllar değil asırlar boyunca sabırla tebliğ etti (Nûh 5–9). Çoğu yüz çevirdi, alay etti. Nihayet Allah ona: “Artık onlardan iman edecek kimse kalmadı” (Hûd 36) diye hükmünü bildirdi. Bu ilâhî hükmün ardından Nuh (as) helâk duasını yaptı (Nûh 26). Dua eden oydu, fakat duayı başlatan Allah’tı. Tufan başladı … Devamını oku

Kelâmı Sahibinden İşitmek

Cenab-ı Peygamber (sav) ve Ehl-i Beyt (as), Kur’ân-ı Kerîm’i çok okuyan ve onunla yaşayan kimselerdi. Onları gerçekten sevenler de Kur’ân-ı Kerîm’i işittiklerinde, sanki o sadâları onlardan duyuyormuş gibi bir hâl yaşarlar. Çünkü sevgi, kelâmı sahibine götürür; kul âyeti dinler, gönlü ise onu sevdiklerinin nefesinden işitir. Ceyhun Editör: ChatGPT 23 11 25

Marifet için gelen insan

Dünyaya cennete gitmek için değil; Allah’ı bilmek ve O’nu görmek için gelinir. Zira burada bilmeyen, orada da bilmez; burada görmeyen, orada da görmez. Lâkin Rahmeti geniştir: Bilmeden giden de cennete girer, nimetler içinde olur; fakat marifet nimetine eremez. Ve bil ki cennete gitmek için dünyaya gelmek gerekmez; dünyaya hiç gelmeden cennete alınanlar da vardır. Ceyhun … Devamını oku

Âlemlerin Sende Zuhûru

Bir âlem görüyorsun ve hayrete düşüyorsun; görmediğin âlemler ise bundan daha çoktur. Hepsi senden aşağıdadır; çünkü hepsi sende zuhûr eder. Sen hepsinin hem üstündesin hem içindesin; çünkü senden başka bir şey yoktur ki sana dışarıdan gelsin. Acayiplik âlemde değil, sende. Hudutsuz olan Allah’tır; hudut zannı ise sende. Sen bunu biliyorsun, ama bilenin kim olduğunu bilmiyorsun. … Devamını oku

Rahmetin Eli

Her ailede masum iken vefat ettirilenler vardır: bebekler, çocuklar, gençler… Onların günahsız alınması hem kendilerine hem de ailelerine bir rahmettir. Zira onlar, günahları sebebiyle cehenneme doğru sürüklenen yakınlarının ellerinden tutup çekecek olanlardır. Fakat bil ki, çeken aslında onlar değildir; onların ellerinde görünen Rahmet’in kendi kudretidir. Kul bunu fark ettiğinde, failin yalnız Allah olduğunu yeniden idrak … Devamını oku

Eski Zamanlara Ait Hatıralar ve Reenkarnasyon Yanılgısı

Bazı insanlar, özellikle çocuklar, eski zamanlara ait olayları şaşırtıcı bir doğrulukla anlatır. Bu deneyimler gerçektir; inkâr edilmez. Fakat bu durum reenkarnasyonun kanıtı değildir. İnsanın ruhu zamana ve mekâna bağlı değildir. Bazen insanlığın ortak hafızasına, geçmişte yaşanmış olayların izlerine, ataların ruhî mirasına, sezgi ve ilham yoluyla açılan bilgilere dokunabilir. Bu temas kişiye “sanki oradaydım” hissi verir; … Devamını oku

Devr-i Dâimin Hakikati ve Reenkarnasyon Yanılgısı

Bazı insanlar, avam da olsa biraz yol yürümüş de olsa, devr-i dâimi reenkarnasyonla karıştırıyor. Bunun nedeni, Cenâb-ı Hakk’ın bütün âlemleri ve içindekileri her an yeniden yarattığını idrak edememeleridir.  Her an O’ndan gelip O’nunla durduğumuzu ve yine O’na döndüğümüzü kavrayamayan kişi, varlığı sanki sabitmiş gibi görür. Bu idrak akılla değil, ya Allah’ın lutfuyla ya da büyüklerin … Devamını oku

Fatıma Ananın (as) nuru zuhur ettiğinde

Mekke’de, Kâbe’de; İbrahim (as) Makamı istikameti üzerindeydim. Fatıma Ananın (as) nuru zuhur ettiğinde secdedeydim ve o hâl üzere epeyce kaldım. Kalkmak istemedim, kalkamadım. O nur görününce insan ancak kapanır ve öylece kalır. Başını kaldırmazsın; edep böyle ister. Fatıma Ananın (as) nuru zuhur ettiğinde, üstüne düşen ilk vazife: sükût. Eteğine kapan; o nurların önünde durulmaz. Başını … Devamını oku