Ölmeden ölmek gerek derler
Ölmeden ölmek gerek derler Hicap böyle aralanır diye söylerler Bu son nefesin vermek değildir Kendi nefsine zulüm hiç değildir Ceyhun 28 08 22
Kaleme ve yazdıklarına andolsun
Ölmeden ölmek gerek derler Hicap böyle aralanır diye söylerler Bu son nefesin vermek değildir Kendi nefsine zulüm hiç değildir Ceyhun 28 08 22
Tanrı’nın bilmesi yaratmasıdır O her an bir şendedir (55-29) Dolayısıyla Tanrı olan biten (ve olacak-yaratılacak) her şeyi bilmektedir. Ceyhun Ankara 28 08 22
Sen, aşığım dersin Marifeti kendinde bilirsin Seni ateşlerde yakan vardır Nasip olsun sen de göresin Ceyhun 28 08 22
Ey zahid sen bizi sanma günahkar Günahımız yoktur sevabımız var Gördüğümüz demi hoş görür settar Bu sırra Kuran’la cevabımız var Haktan bize her dem hidayet olur Muhammed Ali’den inayet olur Saz çalsak Allah’a ibadet olur Davud Peygamber’den rebabımız var Edip Harabi
Dost dileğim kabul etti Pir’im göründü keremler Şahı ile Beraber yürüyorlar idi Lutfettip döndü baktı Konuşmadı lakin gülümsedi sevgi ile Duyamazsın dedi kulak ile Dinle gör beni kalbin ile Ceyhun 27 08 22
Ey şeker leb dilber-i şirin zebanım, merhaba Geldi yarim naz ile sordu: Nesimi nicesen? Hoş geldin ey ruhi revanım, merhaba Seyyid Nesimi
Sultan, elçisini göndermiş Git bi bak ne ister demiş Elçiyi misafir etmişiz Sultan’ın kendini dilemişiz Ceyhun 26 08 22
Tanrı Adem’e konuşmayı öğretti. O dil ile hem Tanrı hem Melekler hem de Eşi ile konuştu. Zaman geçti ve Adem evlatları bu dili unutup kendilerine yeni diller icat ettiler. Bu yeni icat ettikleri diller ile ne Tanrı ne Melekler ile konuşamadılar. Kendi aralarında bile herkes ile konuşamaz oldular. Ceyhun 26 08 22