Aşk Bezirgânı – Yunus Emre (ks)

Bu yazıda Yunus Emre Hazretleri’nin “Aşk bezirgânı” ilahisi hakkında biraz konuşalım. Aşk burada bir duygu olarak değil, bir bedel olarak dile getirilir. Bu bedel “benim” denilen canı vermek değildir; can üzerindeki sahiplik iddiasının düşmesidir. Çünkü can zaten kişiye ait değildir. Bu yolda ağırlık dünyalıktır. Mal, makam, itibar ve benlik duygusu yük olur. Hz. İsa (as) … Devamını oku

Gel Etme Duvara Karşı Secde

Nihai maksat elbette duvara karşı secde etmek değildir; fakat o olmadan da olmaz. Büyükler “gel, duvara secde etme” derken secdeyi terk etmeyi söylemezler. Secdenin manasını gaye edin derler. Secde bilindiği gibi yapılır; fakat surette durulmaz, orada kalınmaz; mana talep edilir, uğruna gayret edilir; mana, kulun çabasıyla Cenab-ı Hakk’ın lütfunu celb etmesi ile kuluna ulaşır. Kula … Devamını oku

Ayan-ı Sâbite Hakkında

Bir film düşün. Film başlamadan önce, başı ve sonu diskte kayıtlıdır. Henüz izlenmemiştir ama nasıl akacağı bellidir. Şeylerin hakikatleri diskte vardır; fakat henüz varlık kazanmamıştır. Film oynadıkça yeni bir şey yazılmaz. Kayıtlı olan, zaman içinde görünür olur. Bu, hakikatin kendisi değil; yalnızca onu işaret eden bir benzetmedir. Cebir, zorlama yoktur. Şeylerin hakikatleri ne iseler, onlar … Devamını oku

Terazinin Dengesi: Emanet

“Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk; onu insan yüklendi.” (Ahzab 72) Emanet, insanın dışında kalan yaratılmış her şeydir; insanın kendisi de bu emanetin içindedir. Bu bakışta insan, âleme sahip olmaz; âlemle emanet nisbeti kurar. Fail gibi görünür ama malik değildir. Başkasını kendine önceleyebilir; çünkü bu idrak onda zahir olmayabilir. Fakat insan kendini hiçe saymaz; … Devamını oku

Kul Yürümez, Yürütülür

“Kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya yürütüp götüren Allah her türlü noksandan münezzehtir; ona ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” (İsrâ 1) Miraç, Cenab-ı Peygamber’e (sav) Allah’tan bir hediyedir; bir lütuf, bir hibedir. Peygamber dahi olsan, o yol kendi kendine yürüyeceğin bir yol değildir. İlla ki … Devamını oku

Suretlerdeki Sabitlik Vehmi

Varlık mertebelerinin en altında maddî âlem bulunur. Tüm âlem ve içindekiler bu mertebede sabit ve değişmez görünür. Dağ, taş ve kaya yerinde durur sanılır. Oysa bu sabitlik varlığa değil, sûrete aittir. İbn Arabî Hazretleri (k.s.)’ne göre âlem her an yeniden yaratılır. Bu yaratım anlıktır; her an yeni bir tecellî vardır. Ancak bu anlar arasında boşluk … Devamını oku

Varlık Şikâyet Değil Şükür Sebebidir

Hayatından ya da bir sevdiğinin hayatından şikâyet edeceğine, Cenab-ı Hakk’ın seni ve o sevdiklerini kendi varlığıyla var kılmasına sevin. Sen de o sevdiklerin de var olmayabilirdiniz. Varlığa getirmek, Cenab-ı Hakk’ın kuluna verdiği en kıymetli hediyedir. Şuracıkta, topu topu şu kadar vaktimiz var; sonra zaten toprak oluruz. Var olduk olmasına ama bu işin sonu karanlıkta bitiyor … Devamını oku

Beni Bana Bırakma

Şu hayatta belki de en çok korktuğum şey Allah’ın beni bana bırakmasıdır. Kişi kendi başına, kendi nefsine ve aklına bırakılınca, onu kurtarıp doğru istikamete ulaştıracak bir yardımcı bulamaz. Ya Rabb, senden yine sana sığınıyorum. Ceyhun