İlham, insanın arayıp bulduğu bir şey değildir. Gelmeye niyet ettiğinde önce vesilelerini hazırlar, yolu düzler ve kalpte bir açıklık oluşturur. İnsan çoğu zaman karşısına çıkan sesi, sözü, manzarayı sebep sanır; oysa sebep sadece bir işarettir. Asıl gelen, görünmeyen taraftandır.
Bazen bir nefes, bazen bir türkü, bazen bir ayet, bazen bir rüzgâr, bazen de en sıradan ayrıntı… İlham hangisini uygun bulursa o anda onu perde yapar. Vesilelerin hiçbiri kendi gücüyle bir şey yapmaz; ilham onlara değer verince anlam kazanırlar.
Ve insan çoğu zaman kendi gayretini asıl sebep zanneder. Hakikat ise açıktır: Sen ne yaparsan yap asıl etken olamazsın. Tıpkı O seni sevmezse senin O’nu sevemeyeceğin gibi. İlham da seni çağırmadıkça kapı açılmaz.
Sen yol yürümek istersin; fakat O senin yolunu hazırlamamışsa bir adım bile gidemezsin.
Yolun sahibi sensin sanırsın, ama yolun hazırlanışı da gelişi de O’ndandır.
Ceyhun
Editör: ChatGPT AI
26 11 25