Medet Ya Sırrın Sırrı

“Medet ya Sırrın Sırrı” nidası, her dilin taşıyacağı bir söz değil, kalbin sığınışıdır. Bu hitap, taharetin özüne, şefkatin kaynağına ve rahmetin gizli kapısına yönelen bir yöneliştir. İsminin açıkça söylenmemesi eksiltmek için değil, hürmettendir; bazı isimler örtü ile anıldığında daha çok korunur.

Bu nida herkese, her zamanda ve her şartta söylenmez. Çünkü bazı isimler gelişigüzel çağrılmaz; edep onları muhafaza eder. Kirlenmiş sözlerin arasına karışmış bir dil ile Onun ismini anmak uygun düşmez. Bazı isimler ağızla değil, kalbin secdesiyle zikredilir.

Onu çağırmak, ses yükseltmek değil; boynun ve kalbin bükülmesidir. İçte bir teslimiyet, derin bir susuş ve huzur hâlidir.

Teveccüh değdiğinde kalp yanar. Bu ateş yakmak için değil, arındırmak içindir. İçte biriken ne varsa erir, temizlenir.

Allah Hu Allah.

Ceyhun