Seni üzen bir şey olduğunda Neyse ki Allah var de

Seni üzen bir şey olduğunda Neyse ki Allah var de Seni sevindiren bir şey olduğunda Bundan da güzel olan Allah var de İşlerin sonunu hep O Allah’a dönder Gerçekte de bu zaten böyledir İşlerin sonu Allah’a döner (Lokman 22) Tüm işler nihayetinde Allah’a döner Bilenlere Bilipte görenlere Gerçeğe erenlere selam olsun Ceyhun 17 07 24

Cenabı Hakk’ın yaratma veya halk etmesinin bir sınırı yoktur

Cenabı Hakk’ın yaratma veya halk etmesinin bir sınırı yoktur. Bir yarattığının aynısını bir daha yaratmaz. Peşi sıra anlarda yaratılanlar hep bir öncekinin benzerleridir. Cenabı Hakk, bilebildiğimiz kadarıyla milyon kere trilyon yıldızdan oluşun bu evreni, diğer tüm alemleri ve içindeki her bir şeyi sadece bir defa değil her an yeniden ve aynı olarak değil benzer olarak … Devamını oku

Konuşur her bir şey. Yeter ki sen duy

Sözleri olmayan bir müzik dinlediğinde seni hüzünlendiren nedir ki? Notalar mı? Onların belli bir düzen içinde dizilmesi mi? Sahi Yerleri gökleri galaksileri yaratan, neden notaları da yaratıyor?  Bu duyduğun müzik de neyin nesi? Konuşur her bir şey. Yeter ki sen duy.  Allah konuşur. Konuşmuyor benimle deme çünkü seninle konuşmadığı an dahi yok. Elbette başkaca da … Devamını oku

Allah’ı hem över hem de O’nun kulu olmamla övünürüm

Allah’ı hem över hem de O’nun kulu olmamla övünürüm. Bir kedi görürsün böyle söyleye söyleye yürür geçer gider. Havada Allah’ın izniye uçan güvercinler böyle söylerler.  Yerde yürüyen minik bir böcek. Allah’ı nasılda övüyor, O’nun kulu olmayla nasılda övünüyor. Hani önünden ne sultan ne padişahlar geçse bunu bilmeyenler için yolundan bir an bile geri durmaz, Rabb’ine … Devamını oku

Hz. Muhammed(sav), Hz. Fatıma(ra) odaya girdiğinde ayağa kalkardı

Hz. Aişe (ra), şöyle anlatır: “Ben Resûlullah’a her bakımdan Hz. Fatıma’ dan daha fazla benzeyen hiçbir kimseyi görmedim. Fatıma Peygamber’ in (s.a.v.) yanına girince Resûlullah ona ayağa kalkar, onu öper ve meclisine oturturdu. Peygamber (s.a.v.) Fatıma’nın yanına girince, Fatıma ayağa kalkar, O’ nu öper ve meclisine oturturdu.” (Ebu Davud, Edeb, 143, 144; Tirmizî, Menakıb, 60)