Rızkı veren yalnız Cenab-ı Hakk’tır ve O, dilediği zaman rızkı azaltır veya artırır. “Şükrediniz ki üzerinizdeki nimetlerimi artırayım” buyurur. Rızık kazanılmış bir şey olmadığı gibi, Allah vermezse onu verecek kimse de yoktur.
Gelen her rızık, en yüce Sultan’ın bir lütfu ve hediyesidir; bu sebeple en büyük olana teşekkür için şükretmek gerekir. Bu şükür yalnız dil ile söylenen söz değildir; eldeki işi en güzel şekilde yapmaya çalışmakla olur. Sözün özü: Rızık, eldeki işten ötürü değil, Cenab-ı Hakk’ın o işi vesile kılıp göndermesi iledir; rızka vesile olan şeyin hakkını vermek ise rızkın şükrüdür.
Ceyhun