Şah-ı Velâyet’in İzinde

Ya Haydar-ı Kerrâr!

Şah-ı Velâyet İmam Ali’ye (a.s.) “Haydar-ı Kerrâr” denir; çünkü cesaretle, yiğitlikle, tekrar tekrar, döne döne düşmanın üzerine yürürdü. Kerrâr oluşu; bir kez değil, bin kez dönüp gelmesindendir.

Bin canım olsa hepsi de feda olsun.

Can elbette güzeldir; ama Canan, candan da güzeldir. Zaten “can” dediğin şeyin O’nun iki avucu arasında olduğunu bilen kişi, aslında can feda etmediğini bilir. Çünkü emanet O’ndandır; alan O’dur, veren O’dur.

Kul bir kere Can Sahibinden canı emanet aldığını idrak edince, artık bütün işler O’nun elleri arasında olup biter. Bir anlık “can verme”yi tadınca, ömür boyu canını O’na feda eder. Feda etmek gibi görünen şey bile aslında O’na şükürdür, teşekkürdür. Çünkü dönüş yine O’nadır.

Unutma:

İster yüz yıl yaşamış olsun,

İster bir çocuk, bir bebek,

Hatta annelerinin rahimlerinde vefat ettirilenler…

Hepsi O’nun rahmetinin içinde oldular ve olacaklar.

Sübhânallah.

Ceyhun

19 11 25