Terazinin Dengesi: Emanet

“Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk; onu insan yüklendi.” (Ahzab 72) Emanet, insanın dışında kalan yaratılmış her şeydir; insanın kendisi de bu emanetin içindedir. Bu bakışta insan, âleme sahip olmaz; âlemle emanet nisbeti kurar. Fail gibi görünür ama malik değildir. Başkasını kendine önceleyebilir; çünkü bu idrak onda zahir olmayabilir. Fakat insan kendini hiçe saymaz; … Devamını oku

Kul Yürümez, Yürütülür

“Kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya yürütüp götüren Allah her türlü noksandan münezzehtir; ona ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” (İsrâ 1) Miraç, Cenab-ı Peygamber’e (sav) Allah’tan bir hediyedir; bir lütuf, bir hibedir. Peygamber dahi olsan, o yol kendi kendine yürüyeceğin bir yol değildir. İlla ki … Devamını oku

Suretlerdeki Sabitlik Vehmi

Varlık mertebelerinin en altında maddî âlem bulunur. Tüm âlem ve içindekiler bu mertebede sabit ve değişmez görünür. Dağ, taş ve kaya yerinde durur sanılır. Oysa bu sabitlik varlığa değil, sûrete aittir. İbn Arabî Hazretleri (k.s.)’ne göre âlem her an yeniden yaratılır. Bu yaratım anlıktır; her an yeni bir tecellî vardır. Ancak bu anlar arasında boşluk … Devamını oku

Varlık Şikâyet Değil Şükür Sebebidir

Hayatından ya da bir sevdiğinin hayatından şikâyet edeceğine, Cenab-ı Hakk’ın seni ve o sevdiklerini kendi varlığıyla var kılmasına sevin. Sen de o sevdiklerin de var olmayabilirdiniz. Varlığa getirmek, Cenab-ı Hakk’ın kuluna verdiği en kıymetli hediyedir. Şuracıkta, topu topu şu kadar vaktimiz var; sonra zaten toprak oluruz. Var olduk olmasına ama bu işin sonu karanlıkta bitiyor … Devamını oku

Beni Bana Bırakma

Şu hayatta belki de en çok korktuğum şey Allah’ın beni bana bırakmasıdır. Kişi kendi başına, kendi nefsine ve aklına bırakılınca, onu kurtarıp doğru istikamete ulaştıracak bir yardımcı bulamaz. Ya Rabb, senden yine sana sığınıyorum. Ceyhun

Maddeyi Parçaladıkça İdrak Edilen Birlik

Kuantum Mekaniği ile madde bile bölünemez olma iddiasını, katılığını ve hatta yobazlığı bıraktı. Daha doğrusu zaten hiç böyle olmadığını bize gösterdi veya biz henüz görmüş, anlamış olduk. Ne diyorsun Ceyhun, açık konuş. Kuantum gibi afili kelimeler falan ama insan aslında maddeyi parçalaya parçalaya onun özü diye düşündükleri şeye, yani ruh’a ulaşmaya çalıştı. Binlerce yıldır aradığımız … Devamını oku

Masallardaki Hakikat Dili

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde. Evet, işte böyle başladı tüm bu hayal, bu masal. Uçsuz bucaksız kâinat; içindeki Dünya ve bizler. Ne spiritüel (ruhçu) zırvalıklar, ne sonradan üretilmiş modern yorumlar. Masalların dilini çöz. Çünkü onlar, ataların hakikati masal diliyle anlatımıdır: Hem gizli, hem açık. Dünyanın bir ucundan öbür ucuna ulaşmış … Devamını oku

Yunus Emre Hazretin Divanını Okurken

Yunus Emre hazretin divanını okurken bazen hiçbir kelimeyi tam olarak anlamazsın. Ama bir kelime gelir; bütün metni açar ve seni alıp kendi mana âlemine götürür. Bu hâl, anlamaktan çok taşınmakla ilgilidir. Tüm kelimeleri bilsen ne olur; hazretin sözü kendini senden sakladıktan sonra bilgi kapı açmaz. Sözleri asıl halleriyle okumak önemlidir; tınısı bile muhimdir. İstidadı olan … Devamını oku