“Ümmetimin çokluğuyla iftihar edeceğim” sahih mi?

“Doğurgan kadınlarla evlenin; çünkü ben kıyamet günü ümmetimin çokluğuyla iftihar edeceğim.” Bu söz, hadis olarak Hz. Peygamber’e (sav) nispet edilir. Ancak bu nispet, hem tevhid hem Peygamber ahlâkı açısından ciddi tereddütler taşır. Lafız, çokluğu ve doğurganlığı bir değer ölçüsü hâline getirir. Bu ölçü kabul edildiğinde, doğurgan olmayan kadın ve aynı mantıkla kısır erkek ikinci plana … Devamını oku

Arı, Sen ve Zaman

Bir saat içinde bir arı senden katbekat daha fazla ânı idrak eder. O sana bulanık görüneni net olarak görür. Bak, bir saat geçti ama o bir saat sana başka ona başka oldu. Hal böyleyken ondan da senden de gören yine O oldu. O ki hem ânlar üzerinde hem de her an içinde. Ceyhun

Kulluğa Sebep

Allah’a ibadet edenler vardır. Kimi Cennetine taliptir, kimi Cehenneminden korkar. Bir de tek sebepleri, yalnız O öyle istediği için olanlar vardır. Ne talep vardır ne korku. Sebep yalnız Cenab-ı Hakktır. Ceyhun

Yana Yana Döne Döne

“Batınca dedi ki: Ben batanları sevmem.” (Enam 76) Her an olan ile kozmik ölçekte olan aynıdır. Atom altında, kuantumda olan; bu dünyada, diğer gezegenlerde, yıldızlarda, galaksilerde ve hatta diğer âlemlerde olandır. Dünya yana döne, nihayet geldiği Güneş’e varır. Güneş yana döne, galaksisine kavuşur. Galaksi yana döne, aslına yönelir. Her şey nihayet aslına. Yana döne. Kendine … Devamını oku

Vazoyu Kim Kırabilir?

“Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar onu yüklenmekten çekindiler, ondan korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir.” (Ahzâb 72) Mesela bir vazo emanet olarak bırakıldığında onu yere atıp kıramazsın. Lakin sahibi isterse onu yere atıp kırabilir. Emanet tasarrufu iptal etmez; yetkiyi sınırlar. Emanetçi kullanır, taşır, korur; fakat bozmaz, kırmaz, … Devamını oku

A‘yân-ı Sâbite ve Halk-ı Cedîd

“Aranızda ölümü takdir eden Biziz; sizi benzerlerinizle değiştirmemize ve bilmediğiniz bir âlemde yeniden var etmemize engel olacak değilsiniz.” (Vâkıa 61–62) Bu ayet, varlığın her an yenilenmesine işaret eder. Her an yaratılır, her an öldürülür; ardından aynısı değil, benzeri yeniden yaratılır. Suretler sürüyor gibi görünür; fakat hiçbir an, bir öncekinin tekrarı değildir. Ölüm bir kopuş değil; … Devamını oku

Mukaddeslik Teveccühtedir

Kuran Kerim’in Arapça lafzı mukaddestir; bu mukaddeslik Arapça olmasından gelmez, vahyin Hz. Peygamber (sav) ve Ehl-i Beyt’in mübarek dillerinden o lafza iltifat etmiş olmasındandır. Dil kutsal değildir; hakikat o dile teveccüh ettiği için dil mukaddes olur. Mekân da böyledir; Düzgün Baba Dağı dağ olduğu için mukaddes değildir, Düzgün Baba Hazretleri o dağa teveccüh ettiği için … Devamını oku