Sıla-i Rahim ve Asıl Vatan

Resul-i Ekrem (sav) buyurdular:“Kim rızkının genişletilmesini ve ömrünün bereketlendirilmesini isterse sıla-i rahim yapsın” Bu dünya hayatında iken asıl vatanını ziyaret etmeyi ihmal etme. Ömrüne bereket olur. Rızkın genişler, hakikatin kapıları açılır. Ceyhun

İnsan Ahirette Kendini Görür

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’adır. O Allah ki hiçbir kuluna zulmetmez; fakat insanlar kendilerine zulmederler. Ahirette cennet Allah’ın lütfudur, cehennem ise cezadır. Ceza, kişinin kendi hakikatinden zuhur eden kötü fiillerin karşılığıdır. Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur. Kişi, iç dünyasında ne taşıyorsa ahirette onu suretler hâlinde görür. Bu sebeple ahiretin güzelliği, insanın içinin güzelliğine … Devamını oku

Emir de tek ve bir

Emir de tek ve bir. Bir ve tek olan emirden zuhura geldi koca kainat ve nice başka alemler. Sen de 13,8 milyar yıl de, ben diyeyim 23,8 milyar yıl. Tek bir emirden ve o emirde bir an içinde. Ceyhun

Adı Aşk

Aynaya baktığında sen yerine O’nu görmektir. Adı Aşk. Ceyhun

Musa dedem ve kaymamakam

Günlerden bir gün ilçe kaymakamı, rahmetli dedem Musa’nın bakkal dükkanına gelir ve yüzündeki sakal için onu azarlar; sakalını kesmesini söyler. Fakat dedem, kesemeyeceğini belirtir. Kaymakam nedenini sorduğunda, “Kesemem; çünkü yasımız var.” (Muharremi kasteder.) der. Kaymakam, “Kes, yoksa seni darağacında sallandırırım.” der. Dedem ise, “Kaymakam Bey, assanız da kesseniz de ben bu sakalı kesemem.” diye cevap … Devamını oku

Özür Dilemek

Resul-i Ekrem (sav) şöyle buyurmuştur: “Özür dilemeyi Allah’tan daha çok seven kimse yoktur.” Bir başkasına bilerek veya bilmeyerek yanlış yaptığımızda, İblis gibi hatasında ısrar edip gerekçeler üretmek yerine, Hz. Adem (as) gibi kusurunu kabul edip özür dilemek gerekir. Çünkü özür dilemek, her şeyden önce kulun kendi nefsine karşı doğruluk göstermesidir. Sadaka hakkında gelen rivayette, sadakanın … Devamını oku

Görmenin Kemali

Görmek için bir görünen, bir gören gerekir; yani temaşa mertebesinde bir ikilik gerekir. Bu ikilik hakikatte değil, müşahede mertebesindedir. Ama bilmek için bilinen, bilen tarafından kuşatılabilir; yani ikilik gerekmeyebilir. Birlik halinde de bilme olur ama görme olmaz. Görmek için görülen şeyden yansıyan ışık, görenin gözlerinden içeri girer. Bu durumda karanlıkta görme olmaz veya görülen şey … Devamını oku