İnsan vefat ettiğinde kabre sırlanır. Zahiren toprağa defnedilir. Fakat hakikatte kabri, kendi gönlüdür. Herkesin kalbi, sırlanacağı kabirdir.
İnsan o kabirde, gönlünde ne taşıdıysa onu bulur. Gönlü iyilik, güzellik ve iman nuruyla dolu olanlar, etraflarında melek misali latif varlıklar müşahede ederler. İman nuru kabri aydınlatır.
İman nurundan mahrum olanlar ise karanlık içinde kalırlar. Kalbinde kötülük, kin, haset ve benzeri ne varsa, onları yılan, akrep ve benzeri suretlerde karşılarında bulurlar. Çünkü insan, gönlünde ne taşıdıysa onunla karşılaşır.
Nitekim Resul-i Ekrem (sav) şöyle buyurmuştur:
“Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçedir ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur.”
Ceyhun